Kökler — Artvin
Hikâye, Doğu Karadeniz'in sisli dağlarında, Çoruh'un köpüklü sularında ve bir tutulan sözün ağırlığında başlar. Çifteköprü'de doğmak, toprağın temposunu, emeğin görünür karşılığını ve sözün sonuçla birleştiğini erken öğrenmektir.
Artvin nerede?
Artvin, Türkiye'nin kuzeydoğusunda, Karadeniz Bölgesi'nin Doğu Karadeniz Bölümü'nde, Çoruh Nehri'nin derin ve sarp vadisinde kuruludur. Doğusunda Ardahan, güneyinde Erzurum, batısında Rize vardır; kuzeyinde ise Gürcistan sınırı ve Karadeniz'in kısa ama ıssız kıyısı uzanır. Yüzölçümünün yaklaşık %55'ini ormanlar kaplar — Türkiye'nin en yoğun orman örtüsüne sahip illerinden biridir.
Kaçkar (3.937 m) ve Karçal (3.428 m) dağları, Çoruh'un derin boğalarıyla birleşerek sarp bir coğrafya kurar; ilde Arhavi ve Hopa düzlükleri dışında ova denilecek düz alan yoktur. Toprağın yarısı yaylalardır. Bu coğrafya, karakterı biçimlendirir: sabırlı, ölçülü, sözüne sadık.
Çifteköprü ve Çhala vadisi
Çifteköprü, Borçka ilçesine bağlı, Çhala Deresi kıyısında bir dağ köyüdür. Çhala vadisinin beş köyünden biridir; Fındıklı, Düzköy, Kale ve Demirciler ile aynı yamaçta, akarsuyun kaynağına yakın bir yerde konumlanır. Köyün adı Lazca "iki köprü" anlamına gelen Jurhinci kelimesinden gelir; eski adları Tskarka ve Gola'dır. 1970'ten önce Düzköy'ün bir mahallesi iken sonra bağımsız köy olmuştur.
Çoruh Nehri'ne katılan Çhala Deresi, vadi boyunca köyleri birbirine bağlar. Su, taş ve köprü burada yalnızca altyapı değil; zamanın ölçüsü, sözün sembolüdür. Bir söz verildiğinde onun tutulması, köprü ayakta durduğu sürece anlamını korur.
Tarihi köprüler
Yörenin köprüleri, Doğu Karadeniz'in özgün taş işçiliğinin izlerini taşır. Arhavi'deki Ortacalar Köyü yakınında, 18. yüzyıldan kalma bitişik iki kemer köprü — Kamilet ve Soğucak dereleri üzerinde, birbirine neredeyse dik şekilde inşa edilmiş — "Çifte Köprü" adıyla anılır. Kâgir, kesme taştan, yumurta akı ile örülmüş; uzun yıllar yağmur, rüzgar ve depreme dayanmış, 2003'te restore edilmiştir. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın "Tarihin Tanıkları: Köprüler" listesinde Türkiye'nin en görkemli 13 köprüsünden biri seçilmiştir.
Borçka'da ise Çoruh üzerinde, 1930'da Çekoslovakya'nın Škoda fabrikasından gelen çelik kemer köprü durur — 113 metre açıklık, 15,75 metre kemer yüksekliği. Perçinle inşa edilmiş, hiç beton kullanılmamış; Borçka'nın simgesi ve dünya kültür mirasının bir parçası sayılır.
Çok katmanlı bir tarih
Artvin toprakları, Hurriler ve Urartular'dan Kimmerler, Sakalar ve Taoklar'a; Gürcü, Ermeni, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı katmanlarına kadar uzanan çok sayıda uygarlığın izini taşır. Şavşat-Meşeli'de ve Yusufeli-Demirköy'de bulunan bakır baltalar, Hurriler dönemine dek götürülen yerleşmenin izidir. Bu katmanlılık, ilçeden ilçeye, köyden köye farklılık gösteren bir kültür çeşitliliği yaratır.
Kültür ve karakter
Artvin'in simgesi boğadır; Kafkasör Kültür ve Sanat Festivali'ndeki yüzyıllık boğa güreşleri, kentin en eski geleneklerinden biridir. Yörede tulum, kemençe, davul, zurna ve hemşin kavalı çalınır; düğünler ve yayla şenlikleri bu seslerle yaşar. Nüfusu Gürcüler, Hemşinliler, Türkler ve Lazlar oluşturur — Kafkasya, Anadolu ve Karadeniz'in kesiştiği bir köşede çok dilli, çok kültürlü bir miras.
Aile ve toprak
Bu köyden çıkan ailede baba saygın bir çiftçiydi; anne köklü bir Laz ailesinden gelirdi. Tarlada geçen erken sabahlar ve sofra başında tutulan sözün ağırlığı, karakterı biçimlendirdi. Artvin'de toprak yalnızca geçim değil, zamanın ölçüsüdür; "söz" ve "sonuç" yan yana durur — bu, erken disiplinin uzantısıdır.
İstanbul'a açılış
Ortaokuldan sonra İstanbul'a gitmek ikinci perdeyi açtı. Uluslararası yatırıma uzanan yol aynı kökten beslenir: toprağa saygı, tutulan söz, uzun ufuk için inşa edilmiş varlıklar. Çifteköprü'den İstanbul şantiyelerine, oradan Montevideo ve Recife limanlarına uzanan çizgi, tek bir kökün dallarıdır.